YAZBEG’le 36 Hafta 36 Görev’in 27. haftasında öğrencilerin; sanatın yalnızca müzelerde ya da özel günlerde karşılaşılan bir alan olmadığını fark etmelerini, sanatın gündelik hayatla, yaşadıkları mekânlarla ve kendi ifade biçimleriyle bağlantısını görmelerini, farklı sanat dillerinin insanlara kendilerini anlatmak için farklı yollar sunduğunu keşfetmelerini hedefliyoruz.
15 Nisan, UNESCO tarafından Dünya Sanat Günü olarak anılıyor. UNESCO, bu günün sanatsal üretim ile toplum arasındaki bağı güçlendirdiğini, sanatsal ifade çeşitliliğine dikkat çektiğini, sanatçıların katkısını görünür kıldığını ve okullarda sanat eğitimine ışık tutan bir fırsat olduğunu vurguluyor.
🟢 İLKOKUL
Görev: En Sevdiğim Sanat Dili
Resim mi, müzik mi, dans mı, tiyatro mu? Belki de en çok sevdiğin şey boyama yapmak, şarkı söylemek, ritim tutmak ya da sahnede bir karakteri canlandırmaktır. Her insan kendini aynı şekilde anlatmaz. Kimisi renklerle düşünür, kimisi seslerle, kimisi hareketle.
Şimdi sana en yakın gelen sanat dalını seç. Bu sanat dalını neden sevdiğini, sana ne hissettirdiğini ve kendini anlatmana nasıl yardım ettiğini yaz.
Düşünmen İçin İpuçları:
- Hangi sanat dalı sana daha yakın geliyor?
- Bu sanat dalıyla uğraşırken neler hissediyorsun?
- Seni mutlu mu ediyor, sakinleştiriyor mu, heyecanlandırıyor mu?
- Bir arkadaşına bunu neden sevdiğini nasıl anlatırdın?
Öğretmen Açıklaması
Amaç:
Bu görev, öğrencilerin kendilerine en yakın gelen sanat dilini fark etmelerini ve sanatla kişisel bir bağ kurmalarını amaçlar. Aynı zamanda duygularını ve tercihlerini nedenleriyle açıklama becerilerini destekler.
Yöntem:
Derse sınıfa farklı sanat dallarını çağrıştıran görseller ya da kısa örnekler gösterilerek başlanabilir. Öğretmen, “Herkes kendini aynı şekilde mi anlatır?” sorusunu yönelterek kısa bir sohbet başlatabilir. Ardından öğrencilerden kendilerine en yakın gelen sanat dalını seçmeleri ve bunun nedenlerini düşünmeleri istenir.
İpucu:
Öğrencilerden yalnızca “Ben müziği seviyorum” demeleri değil, bunu örneklerle açmaları istenmelidir. “Çünkü…” ile başlayan cümleler kurmaları yazılarını güçlendirebilir.
🟡 ORTAOKUL
Görev: Okulun Sıkıcı Yerlerini Sanat Kurtarsaydı
Okulun bazı yerleri sadece geçip gidilen alanlar gibi görünebilir. Uzun koridorlar, boş duvarlar, merdiven boşlukları, bekleme alanları, kantin çevresi ya da bahçedeki sıradan bir köşe… Oysa biraz hayal gücüyle bu yerler bambaşka alanlara dönüşebilir.
Şimdi okulunda sana sıkıcı gelen bir yeri seç. Eğer orayı sanatla değiştirme şansın olsaydı neler yapardın? Hangi renkleri, çizimleri, heykelleri, afişleri, sözleri ya da tasarımları kullanırdın? O alan değişince oradaki insanların duyguları da değişir miydi? Yazında bunu anlat.
Düşünmen İçin İpuçları:
- Hangi alanı seçtin?
- Orası sana neden sıkıcı geliyor?
- Orayı değiştirmek için hangi sanat fikirlerini kullanırdın?
- Duvarlarda, zeminde ya da tavanda neler olurdu?
- Bu değişim öğrencileri ve öğretmenleri nasıl etkilerdi?
- O alan daha neşeli, sakin, renkli ya da ilham verici olabilir miydi?
Öğretmen Açıklaması
Amaç:
Bu görev, öğrencilerin yaşadıkları mekâna dikkatle bakmalarını, estetik düşünmelerini ve sanatın çevreyi dönüştürücü etkisini fark etmelerini amaçlar. Aynı zamanda betimleme, gerekçelendirme ve hayal gücünü yapılandırma becerilerini destekler.
Yöntem:
Derse “Bir mekânın duygusu değişebilir mi?” sorusuyla başlanabilir. Öğrencilerden okulda en sevdikleri ve en sıkıcı buldukları alanları düşünmeleri istenir. Kısa bir beyin fırtınasının ardından her öğrenci bir alan seçer ve bu alanı sanatla nasıl dönüştüreceğini planlayarak yazmaya başlar.
İpucu:
Öğrencilerin çok genel ifadeler yerine ayrıntıya inmeleri teşvik edilmelidir. “Duvarları boyardım” demek yerine hangi renklere, hangi desenlere, hangi fikirlere yer vereceklerini anlatmaları yazılarını zenginleştirir.
🔴 LİSE
Görev: Telefonumun Galerisi Bir Sanat Müzesi Olsaydı
Telefon galerimizde biriken fotoğraflar çoğu zaman rastgele görünür. Ama aslında neyi çektiğimiz, neyi sakladığımız, neyi silmeyip tuttuğumuz bizim bakışımızla ilgili bir şey söyler. Hangi yüzleri, nesneleri, manzaraları ya da anları saklamaya değer bulduğumuz tesadüf olmayabilir.
Şimdi telefon galerinde yer alabilecek fotoğrafları bir müzede sergilenecek eserler gibi düşün. Hayatını, bakış açını ya da önem verdiğin şeyleri anlatan beş fotoğraf seç. Bu fotoğraflardan oluşan serginin adını koy. Sonra neden özellikle bu görselleri seçtiğini ve bu seçimin seninle ilgili ne anlattığını yaz.
Düşünmen İçin İpuçları:
- Seçtiğin fotoğraflar hangi ortak duyguyu ya da temayı taşıyor?
- Bu görseller senin hayatının hangi yönlerini anlatıyor?
- Neden başka fotoğrafları değil de bunları seçtin?
- Serginin adı ne olurdu?
- Bu sergiyi gezen biri seninle ilgili ne hisseder ya da ne düşünürdü?
Öğretmen Açıklaması
Amaç:
Bu görev, öğrencilerin görsel seçimler üzerinden anlam kurmalarını, kendi bakış açılarını fark etmelerini ve gündelik hayat ile sanat arasındaki ilişkiyi düşünmelerini amaçlar. Aynı zamanda seçme, sınıflandırma, tema kurma ve gerekçelendirme becerilerini geliştirir.
Yöntem:
Derse “Bir insanın neleri fotoğrafladığı onun hakkında ne söyler?” sorusuyla başlanabilir. Öğrenciler önce bireysel olarak hangi tür görüntüleri daha çok kaydettiklerini düşünür. Ardından beş görsellik bir seçki oluşturduklarını hayal ederek sergilerine bir ad verir ve bu seçimin anlamını açıklayan yazılarını yazarlar.
İpucu:
Öğrencilerden yalnızca fotoğrafları listelemeleri değil, bu seçimlerin arkasındaki düşünceyi görünür kılmaları istenmelidir. Güçlü yazılar, “ne seçtim?” sorusundan çok “neden bunu seçtim?” sorusuna cevap verir.
Aysun Yağcı
Güneşli Bir Gün Bir eğitimcinin dünyası
