Anasayfa / Eğitim / Optimum Denge Modeli
Optimum Denge Modeli

Optimum Denge Modeli

Bir gün bir adam gelir ve önünüze kocaman bir harita açar.  Haritaya bakmaya başlarsınız; ancak şimdiye kadar gördüğünüz haritalardan öyle farklı bir haritadır ki bu, haritanın ne işe yaradığını, gerçekte neyi gösterdiğini bir türlü anlayamaz kafanızın içinde büyük bir karmaşa yaşarsınız.

Derken haritaya daha dikkatli bakmaya başladığınızda bazı şeyler açıklık kazanır ve  size daha tanıdık gelmeye başlar. Evinizin bulunduğu sokağı, işinize giden yolu, arkadaşlarınızın evlerini yavaş yavaş seçmeye başlarsınız. Birden farkına varırsınız ki  harita daha önce geçtiğiniz yolları, yol ayrımlarını, sizin neden oradan değil de buradan gittiğinizi gösteren anlamları da içeriyor.

Haritaya bir kez daha alıcı gözle baktığınızda farklı boylarda  bir sürü “siz”  görürsünüz. Anne olan siz, eş olan siz, evlat olan siz, öğretmen olan siz, arkadaş olan siz. Her biri haritanın farklı bir noktasında bir uğraş halinde. Kimisi bir dağın zirvesine tırmanmaya çalışıyor, kimisi dikenli yollarda yürüyor, kimisi huzur adasında almış eline kitabı güneşleniyor. Derken sevdiklerinizi de haritada görmeye başlarsınız. Herkesin haritanın hangi noktasında ne yapmakla meşgul olduğunu çok net bir şekilde görür  ve  büyük bir rahatlama yaşarsınız. Haritayla birlikte bir alet çantası da verilmiştir size, başınız sıkıştığında kullanılmak üzere. Bu hediyeler karşısında afallarsınız önce, onu size veren kişiye minnet duyarsınız  ve ona teşekkür etmek istersiniz bütün kalbinizle. O ise teşekküre gerek yok der, ben size bir şey vermedim, sizde olan bir şeyin yerini gösterdim. İster her gün bakarsınız bu haritaya, ister ayda bir, ister başınız sıkıştığında birkaç yıl sonra. Önemli olan onun orada olduğunu bilmeniz. Kaynaklar içinizde.

Bir kitap okudum hayatım değişti derler ya bir eğitime katıldım hayatım değişti demek istiyorum bugün. 6 günlük eğitimin sonunda katılım belgelerimizi değerli hocamızın elinden alırken şunu söyledim: Buraya geldiğim “ben”den farklı bir “ben”le ayrılıyorum. Bu kadar kısa bir sürede nasıl değişebildiğimin, değişebildiğimizin hikayesi bu.

Öğrenci koçluğu eğitimi ile başlayan bireysel gelişim yolculuğum onu tamamlayan ve koçlukta ilk defa tanıştığım bilgileri derinleştirmemi sağlayan bu eğitimle daha da bir anlam kazandı. Optimum Denge Modeli eğitimini ilk duyduğumda ve hemen internetten araştırmaya başladığımda bu eğitime katılan birçok insanın yorumunu okumuştum. Kişisel gelişim sektöründe pek çok gerçek ustanın yanısıra bu  işi ticarete döken ve insanları kandıran kurumların varlığını bildiğimden bir yanım hep şüpheyle yaklaşıyordu. Okuduğum yorumlar bana fazlasıyla toz pembe gelmişti. Nasıl olur da bu eğitim bu kadar çok insanda böyle derin bir aydınlanma ve farkındalık yaratabilirdi? Açıkça itiraf etmek gerekirse bunlar eğitimi veren şirket tarafından özel olarak mı yazdırılmış diye düşündüm. Ancak verilen mesaj aynı olmasına rağmen  üslûplar birbirinden o kadar farklıydı ki  en sonunda bunları birkaç kişinin yazamayacağına karar verdim. Altı günlük eğitimin sonunda hocamızın bize verdiği formları doldururken ve hissettiklerimi kelimelerle ifade etmenin zorluğunu yaşarken bu geldi aklıma ve kendi kendime güldüm.

Optimum Denge Modelinin Denizli’de düzenlenmesini organize eden sevgili Hilal Bababalım öğretmenimiz, bu eğitimi Ankara’da almış ve Denizli’deki tanıdıklarının da bu eğitimi almalarını gönülden arzu ettiği için eğitime ön ayak olmuş. Altı günün sonunda Hilal Hanım’ın eğitime katılmaya adeta zorladığı dostlarının itiraflarını gülerek dinledik. “Niçin bu eğitime katılmam yönünde bu kadar ısrar ettiğini şimdi anlıyorum.” şeklinde başlayan bir sürü itiraf  ve ardından gelen kucak dolusu teşekkürler. Ne mutlu Hilal öğretmenime diye düşünmeden edemedim.  Bundan sonra beni de tıpkı Hilal öğretmenim gibi sevdiklerime bu eğitimi almaları için baskı yaparken görürseniz şaşırmayın.

Bizleri altı gün boyunca sabah 10’dan akşam beşe kadar adeta  kendisine kilitleyen,   7 yılda geliştirdiği  ve 26 yılın tecrübesini barındıran bu modele, aklını, yüreğini ve emeğini koyan, bunu da müthiş bir dengeyle gerçekleştiren Tamer Dövücü hocamızı ne kadar takdir etsek az. Son derece sakin bir şekilde, karmaşık olayları olabildiğince basitleştirerek  şekillerle bize anlatan, kendisini hiçbir zaman ön plana çıkarmayıp sadece gerektiği yerde gerektiği kadar tecrübelerini paylaşan, sorularımıza sabırla cevap veren, hatta ve hatta dinleneceği on dakikalık teneffüslerde bile etrafını çeviren insanların sorularına aynı dikkat ve özenle cevap veren başka bir “usta – öğretmen” tanıyabileceğimi sanmıyorum. Hem içerik boyutunda hem de bir eğitimci kimliğiyle davranış boyutunda ondan çok şey öğrendiğimizi düşünüyorum. İnsana dair her şeyi anlamış, çözmüş olmanın verdiği o dingin gülümsemesiyle hepimizin gönlünde taht kurdu ve eminim onu hatırlarken aynı gülümsemeyi yüreklerimizde hissedeceğiz.

Tamer hoca bireysel terapiyi yıllar önce bırakmış olmasına rağmen, eğitim esnasında insanların sordukları sorulardan hareketle onlara yardım eli uzatmadan edemedi, bireysel uygulamalar da yaptı. Bu uygulamalar bizi birbirimize daha da yakınlaştırdı. Bilinç düzeyinde çözülemeyen pek çok sorun, oradaki kişilerin desteğiyle beş dakikada çözüldü. İnsanlar fobilerinden özgürleştiğinde hep birlikte sevindik, ertesi gün onları hınzırca takip ettik, ne oldu diye sorduk, çikolata yedin mi, sigara içtin mi, sabah yürüyüşüne çıktın mı? Bunlar da eğitime dair çok hoş anılar olarak kaldı belleğimizde.

Gerçek yaşam hikayeleriyle, metaforlarla ve şekillerle somutlaşan eğitimin son günlerine geldiğimizde 50 kişi aynı dille konuşur olmuştuk, dışarıdan dinleyenlerin anlayamayacakları ortak bir dil. Bu dili  ve derin bakış açısını çevremdeki insanlara tam olarak aktarıp aktarmama konusunda emin olamasam da biliyorum ki kendim dengede yaşamaya başladığımda etrafımdaki insanları da dengeye çekebileceğim.

Bu tarz eğitimlerin başka güzel bir tarafı da eğitimde öğrendiklerinin yanı sıra aralarda da öğrenme yolculuğuna devam edebilmek. 6 gün zarfında birçok değerli insanla tanıştım,onlarla öyle güzel paylaşımlarda bulundum ki bu da cabası oldu.

Bu eğitimde not alırken  iki  klasör bitirdiğimi söylesem abartmış olmam. Bu kadar yazmış olmama rağmen yazamadığım ve kaçırdığım pek çok şey oldu. Hocamızın kitabının bir sene içerisinde çıkacak olması bu nedenle beni sevindiriyor. Umarım daha çok sayıda kişi Tamer hocamızın geliştirdiği bu modelden haberdar olacak ve hocamızın hayalini kurduğu toplumsal bilinç gelişebilecek.

Hemen müjdemi vereyim, bu eğitimin tekrarı Şubat tatilinde Denizli’de yapılacak. Eminim ki bu eğitime katılan ilk 50 kişi,  tanıdıklarının da bu eğitimi alması için ısrarcı olacaktır. İlk aşamayı tamamlayanlar için açılacak olan ve sadece uygulamadan oluşan ikinci aşamayı ise  sabırsızlıkla bekliyoruz.

Kendinize kalıcı ve anlamlı  bir hediye mi vermek istiyorsunuz, o zaman kendinize bu eğitimi hediye edin. İnanın başta kendinize, ailenize, çocuklarınıza, bir iş adamıysanız şirketinize ve çalışanlarınıza, öğretmenseniz öğrencilerinize bundan daha güzel  ve daha anlamlı bir hediye veremezsiniz.

Sevgili Tamer hocamızın sözleriyle bitirmek istiyorum yazımı: “Ne olduğunuzu arayarak bulamazsınız, yaparak bulursunuz. Kendi anlamınızı yaratın.”

Hepimizin kendi anlamımızı yaratmamız dileğiyle…

Aysun Yağcı

 

Hakkında Aysun Yağcı

Öğretmenlik deneyimlerimi, kendimce doğrularımı, okuduklarımı, aldığım eğitimleri, çıkarımlarımı paylaşmaya devam ediyorum.

9 yorum

  1. Sevgili Aysun,
    Bu eğitimde seni ve diğer dostları tanıdığım için gerçekten çok mutluyum.
    Eğitimle ilgili olarak söylediğin her söze yürekten katılıyorum. Ne güzel ifade etmişsin. Ellerine, emeğine sağlık. Kendini, hayatı ve insanı anlamak isteyen yeni dostları da yapılacak eğitime katılmaya davet ediyorum ben de…
    Sevgi ve ışıkla
    fadime emir

  2. EsraÇopur Güler

    Aysuncum 6 günlük eğitimden aldıklarımızı öyle güzel anlatmışsın ki başka söze gerek yok..ben seni de kutluyorum:)

  3. Aysun cuğum duygularını o kadar güzel ifade etmişsin ki söyleyecek başka bir söz bulamıyorum.Tamer hoca mız ve ve orada bulunan sanki özel seçilmiş değerli bir arkadaş grubu. Bu kadar kısa sürede sanki oradakileri önceden tanıyormuşum gibiydim. Bu kadar pozitif bir ortam.Farkındalıklarımın başlangıcına adım atmanın heyecanı içindeyim.2.egitim de buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın.

  4. Fadime öğretmenim sizi tanımak gerçekten çok güzeldi. Eğitim esnasında sorduğunuz her soru, konuştuklarınız benim için büyük dersler ihtiva ediyordu. Elimden geldiğince hiçbirini kaçırmamaya çalıştım. Son gün “Bu topraklar adına sizi kucaklamak istiyorum.” diyerek Tamer hocayı kucaklayışınız beni çok duygulandırdı. Size yakışır bir takdirdi ve sanırım bunu yapabilecek oradaki birkaç kişiden biriydiniz. Tekrar görüşmek umuduyla…

    Esracım çok teşekkür ederim. Herkesin duygularına tercüman olabildiysem ne mutlu bana. Bu eğitimden senin sayende haberim olduğu için esas teşekkürü sen hak ediyorsun.

    Serpil hanım, çok teşekkürler. Hepimizin birbirimiz için aynı şeyleri hissetmesi ne kadar güzel, aslında bir o kadar da doğal.

  5. Sevgili Aysun,Aysun’um,
    İzmir’e döndüğüm gece (18.Aralık.2011 )özlediğim bilgisayarımla =) hoşbeş ettikten sonra hemen senin siteni açtım…İsmi çok güzeldi,sen ve kocaman güzel yüreğin gibi…Bir yandan seslendirdiğin şarkıları dinlerken bir yandan da yazılarından bazılarını okudum hatta konuk yazar kısmını da…Ve dedim ki”SEVGİLİ EVREN =) ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER…Yolumda Olan ,Yoluma çıkan,ve/veya , Var Olan Herkese,Herşeye Sonsuz Sonsuz Teşekkürler…” Ve Sen Aysun ‘um ,Optimum Denge Modeli ve önceki yazıların,paylaşımların ne kadar doğal,sade,içten bir o kadar da etkili,kuvvetli…İyi ki varsın =)
    ODM Eğitimi ve Tamer Dövücü Hocamıza gelince ,evet dediklerine yürekten katılıyorum…Aslında Madde-Mananın DengeDE OLmasıyla,nasıl da Sevgi ile hizmet edileceğini( ya da Sevgiyle hizmet edildiğinde nasılda Madde ve Mana da dengede Olunacağını)GÖRDÜK…BELKİ DE İDRAK ETTİK…Ve DE ASLINDA HAYATIN TEK BİLİNMEYENLİ DENKLEM (Kendimiz..Çünkü herşey orada başlıyor-bitiyor)kadar basit olduğunu formülleştiren Sevgili Tamer Dövücü’ye,Eğitime aracı Olan Sevgili Hilal’ime veee gruptaki Tüm arkadaşlara (aynalarımıza,öğretmenlerimize)kucak dolusu teşekkür ve sevgiler…Esenlikle kalın,madde ve manada dengede yaşayın her daim..=)

    • Çok teşekkür ederim öğretmenim. Sizi tanıdığım için ben de çok mutluyum ve müteşekkirim. Eğitim boyunca o güzel enerjinizi hep hissettim ve hala da hissediyorum. Sizin de dediğiniz gibi her daim dengede kalmak dileğiyle….

  6. Aylin Pervane Düzenli

    Sevgili Aysun,
    Tamer bey’in hepimize katkısını ne de güzel özetlemişsin! Sıcağı sıcağına eğitimin son günü hem de.. Bir eğitime katıldım, hayata bakışım değişti, havada asılı duran birçok karar, öğrenme teker teker yerini bulmaya, oturmaya başladı.. Ben kendi adıma puslu bir havada el yordamıyla hareket etmeyi öğrenmişken, pusun dağıldığını hissettim önümde. Herşey daha net şimdi. Düşsek te nasıl kalkacağımızı, bunun bir süreçten ibaret olduğunu biliyoruz artık. Pazartesi gününden bu yana tanıdığım, konuştuğum, irtibatta olan herkese bu eğitimden bahsediyorum. Ne kadar çok insana ulaşırsak, bizde oluşan etkileri ne kadar çok insan hisseder, büyük resmi ne kadar çok insan görürse, yaşadığımız toplum, dünya, evren de o oranda iyiye doğru evrilecek, ben buna inanıyorum. Bireysel çıkarların bize yarar getirmeyeceğini görüp, birbirimize el uzatarak, el vererek, hep beraber birşeyleri değiştirebileceğimizi anlayacağımız zaman birşeyler değişecek. Bu eğitimi sizlerle beraber almak, aynı yolda yürüdüğümüz insanların heryerde bulunduğunu görmek beni ayrıca sevindirdi. Hilal hanım’ı ve seni tanıdıkça, kendi çocuklarım için de, sizin gibi ışık saçan, öğrencilerini yeni ufuklara yönelten öğretmenlerle yollarının kesişmesini diledim gönülden.. Seçtiğin site ismi bile insanın içinde direk mutluluk uyandırıyor, ne güzel düşünmüşsün! Yeni kazanımlarımızla beraber, tekrar görüşmek dileğiyle,

  7. Sevgili Aylin sen de duygularını ne kadar güzel ifade etmişsin. Ben birkaç gündür yeni öğrendiğim bilgilerin sorumluluğunu yoğun olarak hissetmeye başladım.Özellikle de bir anne baba olarak çocuklarımıza rol model olmanın gerekliliğini ve önemini hiçbir kadar derinden hissetmemiştim. Hemen geriye dönüp yaptığım yanlışlarla yüzleştim. Sezgisel olarak doğru yaptığım şeylerle mutlu oldum. Tamer hocamızın dediği gibi önce öğrendiğimiz kadar mutsuzuz bir süre sonra öğrendiğimiz kadar mutluyuz. Ustalık burada yatıyor. Umarım Tamer hocadan öğrendiğimiz her şeyi içselleştirebiliriz.
    Seni tanıdığım için çok mutluyum.
    Başka öğrenme yolculuklarında birlikte olmak dileğiyle…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top