Gün geçmiyor ki okulda gerçekleşen bir şiddet olayıyla karşılaşmayalım. Sosyal medya, öğrencilerin birbirlerine uyguladığı şiddet hatta velilerin öğretmenlere uyguladığı şiddet ile çalkalanıyor. Bu tarz haberler çıktığında okullarda zorbalıkla mücadele eğitimleri vermek lazımcılar birkaç gönderi yayınlıyorlar. Biz de "Zorbalığa hayır!" deyip hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Geçen gün bu gönderilerin altına yapılan çok değerli bir yorumla karşılaştım. Kocaeli Üniversitesinden Serpil Karabacak Çayçı hocam linkedin'de haklı bir serzenişte bulunuyordu: "Bunu yazmaktan sanırım hiç vazgeçmeyeceğim. Akran zorbalığı vurgusu yapmak yerine, ona alternatif olarak dile getirilen akran nezaketi kavramını yayalım. "Neden akran nezaketi konusunda başarılı değiliz?" şeklinde tartışabiliriz konuyu. 'Akran zorbalığına hayır!' söylemi yerine "Akran nezaketine evet!" diyelim. Olumsuz kavramları zihinlerinde daha çok işaretleyen ve bunu 'havalı' bile bulabilen çocukların varlığını, medyanın da buna etkisini unutmayalım. Öğrenciler bizlerin önderliğinde nezaket elçisi olarak okullarda nezaket ve iyiliği yaymak için çalışmalar yapabilirler." Ben de Serpil hocamın açık çağrısına bir yazıyla katkıda bulunmak istedim. Devamını Oku »
Yazar Arşivi: Aysun Yağcı
Okullar Öz Düzenleme Becerilerini Nasıl Geliştirebilir?
06 Ocak 2024
"Günümüzde" diye başlayan yazılardan her ne kadar uzak durmaya çalışsam da sürekli olarak karşıma şöyle cümleler çıkıyor: "Öğretmenler artık bilginin sahibi değil." "Yapay zeka çağında önemli olan, öğrenmeyi öğrenme becerileri." Evet, bunlar tüm eğitimciler tarafından onaylanan gerçekler; ancak iş uygulamaya geldiğinde herkes tabakta kalan son bisküviyi birbirine ikram ediyor. Beceri öğretimini neredeyse hiçbir branş öğretmeni sahiplenmiyor. İlkokullarda sınıf öğretmenleri nispeten bu görevi üstlense de okul politikası olarak uygulamaya konulmadığı, izleme ve değerlendirmesi yapılmadığı takdirde, konu öğretmenin inisiyatifine kalıyor. Bu aşamada da öğretmenin eğitim felsefesi, hayata bakış açısı ve konuya olan duyarlılığı devreye giriyor. Devamını Oku »
Okul Müdürleri Liderlik Basamaklarını Nasıl Tırmanabilir?
14 Aralık 2023
Liderliği tek kelime ile özetleyecek olacak "etki" diyebiliriz. Diğer insanları etkilemek. İster okul müdürü olun, ister müdür yardımcısı, ister bölüm başkanı hepimiz çalışma arkadaşlarımızı bir şekilde etkileriz. Bu etkinin seviyesi, hangi liderlik basamağında olduğumuzla birebir ilişkilidir. Devamını Oku »
Öğretmen Tükenmişliği Nasıl Tespit Edilir ve Yönetilir?
13 Aralık 2023
Öğretmenlikte iş yükü her geçen yıl artıyor mu? Bundan daha fazla çalışamam herhalde diye düşündüğünüz zamanlar oluyor mu? Bu bir algı mı yoksa gerçeklik payı var mı? Son zamanlarda "öğretmen tükenmişliği" kavramını sık duymaya başladık. Tükenmişliğin ana nedenini tek bir cümlede özetleyecek olsam "Yüksek beklentiler ve düşük kaynaklar!"derdim. Devamını Oku »
Müfredatta Sadeleşmek mi Derinleşmek mi?
05 Aralık 2023
"Müfredatta derinleşmeye gidilecek. Öğretmenlerden ve akademisyenlerden oluşan bir heyet tarafından her kazanıma ait başarı kriterleri belirlendi. Öğretmenlerin, başarı standardının ne ölçüde karşılandığı konusunda karar vermelerine yardımcı olmak için başarı standartlarına açıklamalı çalışma örnekleri eklendi. Milli eğitimin sitesinde yayınlanan yeni müfredatta, öğretmenler her kazanımın üstüne tıkladıklarında, o kazanımla ilgili ayrıntılı içerik bilgisine ve başarı kriterlerine ulaşabilecekler. " Devamını Oku »
Düşünmeyi Desteklemek İçin Soruları Nasıl Kullanmalıyız?
01 Aralık 2023
Bir önceki yazımda diyaloğun sınıflarda hayata geçilmesi için en önemli unsurun sorular olduğunu belirtmiştim. Bu yazıda, sınıfta diyaloğu teşvik etmek için soruların gücünden nasıl yararlanacağımız üzerinde duracağım. Öncelikle soru sorma karnemize bir göz atalım, ardından hangi stratejileri kullanabileceğinize bakalım. Devamını Oku »
Sınıf Konuşmasını Yeniden Düşünmek
29 Kasım 2023
Mükemmel bir ders planı olmadığı gibi mükemmel bir ders de yoktur. Bir dersi mükemmele yakın yapan o kadar çok parametre vardır ki, bazen birini sağladığınızda diğerini sağlayamazsınız. Murphy kanununa göre ders gözlemi yapanlar da hep yanlış zamanda sınıfa gelirler. Şaka bir yana, sınıftaki öğretimin kalitesini etkileyen çok sayıda faktör olduğunda yapmamız gereken, onu küçük parçalara ayırmak ve her seferinde tek bir alana odaklanmaktır. Bugün sınıflarda farkındalıkla ele almamız gerektiğini düşündüğüm şey: Sınıf konuşması. Bu sefer sınıf konuşmasına feneri tutalım ve sınıftaki etkileşimleri gözlemleyelim. Devamını Oku »
Sınıfınız “Diyalog” İçin Güvenli Bir Alan mı?
27 Kasım 2023
Bir grup çalışmasını organize etmek için ders öncesi yapacağınız hazırlık, o dersi ezberden anlatmaktan daha fazla enerji gerektirir. Üstelik sınıfınız rutinlerin ve kuralların oturmadığı ya da zamanla dejenere olduğu bir sınıfsa harcamanız gereken enerji miktarı katlanarak artar. Bu nedenle ister diyalojik öğretim yöntemlerini ister farklı bir öğretim stratejisini sınıfınızda denemeye karar verdiğinizde üzerinde durmanız gereken ilk konu, sınıfınızın tüm çocuklar için güvenli olup olmadığıdır. Devamını Oku »
Konuşma Kurallarını Nasıl Belirleyelim?
22 Kasım 2023
Konuşma Hakkında Konuşmak yazısında öğrencilerin konuya ilişkin önyargıları üzerinde durmuş ve kural belirlemek için zihinsel bir hazırlık yapmıştık. Şimdi sıra konuşma kurallarını netleştirmeye geldi. Kural belirlemek için bir veya iki ders saatini ayırmanız gerekir. Bu sürenin çok uzun olduğunu düşünebilirsiniz; ancak ilk derslerde yapacağınız hazırlık çalışmaları bütün yıl boyunca yapacağınız derslerin verimini artırır. Kuralların varlığı, yapacağınız konuşmaların daha üretken ve amaçlı olmasını sağlar. Kural belirlemek, aynı zamanda öğrencilerin görevden uzaklaşma ve sessiz kalma olasılıklarını azaltır. Devamını Oku »
Neden Okulunuzda “Öğrenci Sesi” Daha Çok Duyulmalı?
21 Kasım 2023
Bir önceki yazımda "konuşma yoluyla öğrenme" ve "konuşmayı öğrenme" kavramları üzerinde durmuştum. Şimdi bir terazi hayal edelim ve öğrenmek için konuşmayı terazinin sol kefesine koyalım, sağ kefede ise "sunum konuşması" yer alsın. "konuşma yoluyla öğrenme" okuldaki tüm öğretmenleri ilgilendirirken sunum konuşmasının geliştirilmesinden Türkçe ve yabancı dil öğretmenleri sorumludur diyebiliriz. Esas sorun da burada başlıyor. Diğer branş öğretmenlerinin bu sorumluktan haberi yok. Belki de var; ama herkes kendi dersinin kazanımlarını yetiştirmeye çalışmakla öylesine meşgul ki... Elbette bir başka handikap da bunu nasıl geliştirecekleri konusunda kendilerinin de eğitim almamış olması. Devamını Oku »
Güneşli Bir Gün Bir eğitimcinin dünyası









