Anasayfa / Yazar Arşivi: Aysun Yağcı (sayfa 2)

Yazar Arşivi: Aysun Yağcı

Toksik Okul Yöneticileri

Toksik Okul Yöneticileri

Öğretmenlerin çalışmaktan memnun oldukları okullar, olumlu ve toksik olmayan bir okul kültürünün işaretidir. Okul kültürünün tonunu belirleyen en önemli faktör ise şüphesiz okul yöneticileridir. Devamını Oku »

Üstbilişselleştiremediklerimizden misiniz?

Üstbilişselleştiremediklerimizden misiniz?

Hiç dikkat ettiniz mi, İlkokul 1. sınıftan itibaren noktalama işaretlerini ve yazım kurallarını öğretmeye başlıyor ve her sene tekrar tekrar üzerinde duruyoruz. Buna rağmen 5’te ya da 6’da Türkçe dersine girdiğinizde öğrenciler sanki bu konuları ilk defa öğreniyorlarmış gibi bakıyorlar yüzünüze. Geçenlerde bir güzellik salonunda kulak misafiri olduğum bir konuşmada manikür yapan kız, emekli Türkçe öğretmeni olduğunu öğrendiği müşterisiyle sohbet ediyor. Size bir sır vereyim mi diyor: “Ben ne olur ne olmaz tüm “de” leri ayrı yazıyorum." Devamını Oku »

Sınıfta Uyuyan Öğrencilere Kızmayın!

Sınıfta Uyuyan Öğrencilere Kızmayın!

Bir ders planını incelediğinizde ya da bir sınıfın camından içeri baktığınızda, o sınıfta zihinsel meşguliyet olup olmadığını çok rahatlıkla anlayabilirsiniz. Biz öğretmenler, yıllardır aynı konuyu anlata anlata neredeyse çift yol haline gelmiş nöral yollarımızda tek elimizle araba kullanırken çocukların yeni nöral yollar oluşturmalarına nedense izin vermiyoruz. Meşgul olması gereken öğrencinin beyni iken bizde genelde meşgul olan öğretmenin beyni. Devamını Oku »

Yansıtıcı Öğretmen

Yansıtıcı Öğretmen

Ağustos ayında Fide öğretmenleriyle “Sorgulamaya Dayalı Öğretim ve Anlamaya Dayalı Tasarım Modeli” ile ilgili iki günlük bir atölye yapmıştım. Bu atölyenin büyük fikri “Öğrencilerin öğrendikleri şey hakkında derin düşünmelerini istiyorsak, öğretmen ve yöneticilerin de öğrettikleri şey hakkında derin düşünmeleri gerekir.”di. Öğretmenler ve müdürler kendi meslekleri hakkında daha derinlemesine düşünmek için cesaretlendirilmeye ve fırsatlara ihtiyaç duyarlar. Bir önceki yazımda yansıtıcı öğrenci üzerinde durmuştum. Bu yazıda bakalım sizleri de cesaretlendirip yansıtma sürecine davet edebilecek miyim? Devamını Oku »

Öğrencilerinizin Yansıtma Becerisini Nasıl Geliştirirsiniz?

Öğrencilerinizin Yansıtma Becerisini Nasıl Geliştirirsiniz?

Yansıtıcı uygulamalar, genellikle konu yetiştirmeye odaklı bir sistem içinde fazlasıyla gerçekdışı gelebilir. Çünkü yansıtmak için yavaşlamaya, derin düşünmek içinse zamana ihtiyaç vardır. Üstelik öğrencilere düşünme rutinleri küçük sınıflarda verilmediyse bu rutinleri öğretmek başlangıçta ekstradan zamanınızı alacaktır. Eğitimciler olarak kendimize itiraf etmediğimiz diğer bir konu ise yansıtmanın nasıl yapılacağının bize de öğretilmemiş olmasıdır. Devamını Oku »

Okulunuzda Yaratıcı Düşünmeyi Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Okulunuzda Yaratıcı Düşünmeyi Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Bundan neredeyse yirmi yıl önce Türkçe öğretmeni arkadaşım Nöropsikiyatri uzmanı olan babasının kütüphanesinde bir kitap keşfetmişti. 70’li yıllardan kalma kalın saman kağıda basılmış olan bu kitabın içinde yaratıcı düşünme becerisini geliştirmeye yönelik çok sayıda alıştırma vardı. Arkadaşım bu değerli keşfi tarayıcıda tarayarak benimle paylaştığında öyle mutlu olmuştuk ki iflah olmaz kitap kurtları olarak heyooooo diyerek ele ele tutuşup kendi etrafımızda döndüğümüz doğrudur. Böylece sevgili Gizem sayesinde önümde yepyeni bir pencere açılmış oldu. Devamını Oku »

Neden Okullarda Her Zamankinden Fazla Yaratıcılık Öğretmeye Odaklanmalıyız?

Neden Okullarda Her Zamankinden Fazla Yaratıcılık Öğretmeye Odaklanmalıyız?

2020 Ocak ayında Antalya’da Özel Okullar Birliği tarafından düzenlenen Eğitimde Yeni Akımlar Sempozyumunda etkilendiğim konuşmacılardan biri de Cengiz Ultav olmuştu ve onun konuşmasından önemli bulduğum başlıkları daha önce kaleme almıştım. Kıyamet alametleri tadında dinlediğimiz bu söyleşinin üzerinden 1-2 ay geçti geçmedi pandemiyle birlikte eğitim sektöründe tüm ezberlerimizin alt üst olduğu öyle büyük bir savrulma yaşadık ki beklenen büyük kırılma bu olsa gerek diye düşünmekten kendimi alamadım. Devamını Oku »

Bir Akşamüstü

Bir Akşamüstü

Ben kurgu yazmayı beceremem. Bu hikayeyi anlatırken kurguya gerek yok; çünkü zaten Mehmet amca çok başarılı bir hikaye anlatıcısı. Hikaye, başındaki kasketini çıkarıp saçlarını göstermesiyle başlıyor. “Bak kızım, 20 yıl önce bir gecede beyazladı bu saçlar!” Merakımız uyanmış, gözlerimiz Mehmet amcaya kilitlenmiş, hikayeyi dinlemeye başlıyoruz. Devamını Oku »

Hatıra Kurtarıcısı

Hatıra Kurtarıcısı

Sanatın kendisiyle onun yayınlandığı mecrayı karıştırmamak gerekiyor; fotoğraf bir fotoğraf kağıdı değildir; müzik bir CD değildir; kitap da kağıt değildir. Sanat insan var olduğu sürece değişik formlarda var olmaya devam edecek. Bu eğitim için de keza öyle. Okul da sadece bir bina değildir, yetiştirilmesi gereken konular, kazanımlar, notlar hiç değildir. Bunu içinden geçtiğimiz süreçte çok net anladık. Devamını Oku »

Eğitimde Yeni Akımlar

Eğitimde Yeni Akımlar

Biz ne kadar dirensek de 300 yıllık okulculuk modeli can çekişiyor. Okulların duvarları çoktandır yıkıldı. Açılan yüzlerce yeni okul ve rekabet ortamı iş yapma şekillerimizi kökünden değiştirdi. Artan korku ve gelecek endişesiyle birlikte veliler her zamankinden daha fazla talepkâr olmaya başladılar. Bu yüzden anaokulu kaydı yaparken lise ve üniversite yerleşim oranlarından bahsederken bulduk kendimizi. Soner Yıldırım bunu “Hiç bu kadar aile eğitiminin gerektiği bir dönem olmamıştı.” diyerek çok güzel özetledi. Eğitimde araç zengini olup amaç fakiri olan moda yaklaşımlar kandırmacayı beraberinde getirdi. Eğitimciler için konfor alanından bahsetmek ise neredeyse bir hayal.... Tüm bunlar, içinde bulunduğumuz kaos ve belirsizlik ortamının bir sonucu ve yaklaşan kırılmanın da habercileri. Devamını Oku »

Scroll To Top