“Ne yapalım müfredat çok yoğun” “Ne yapalım dersimin süresi az.” “Ne yapalım sınav var.” “Ne yapalım veliler böyle istiyor.” diyen iç sesimizi kısıp derslerimizi farklılaştırmamızı sağlayacak yeni yaklaşımları öğrenmeye ve denemeye istekli olduğumuzda, derslerimiz bir süre sonra hiç ummadığımız kadar çeşitlenecek ve bu durum öğrencilerimizi de kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu almaya zorlayacaktır. Öğrenmeyi modelleyen bir öğretmenden daha güzel bir örnek olabilir mi? Devamını Oku »
Etiket Arşivi: Aysun Yağcı
Tasarımcı Olarak Öğretmen
19 Aralık 2016
İyi planlanmış bir dersin akışı ve belirli bir ritmi vardır. Bu akış, öğrencilerdeki zaman algısını değiştirebilme gücüne sahiptir. Akış varsa öğrenciler dersin ne zaman biteceği ile değil, onlara verilen görevleri belirlenen sürede yapıp yapamayacaklarıyla ilgilenirler. Hatta zil çaldığında onlardan “A zil mi çaldı, ne kadar çabuk geçti zaman?” serzenişlerini duymanız pek ala mümkündür. Devamını Oku »
Eğitimciler Neden Blog Yazmalı?
19 Aralık 2016
Bir iş görüşmesine gittiğinizde cevaplayabileceğiniz soru sayısı ne de olsa sınırlıdır. Kimi zaman hiç de beklediğiniz güçlü sorular gelmez. Oysa ki bloğunuzun varlığı, sizin hayata, eğitime bakış açınızdan tutun da yaptığınız uygulamalara, bilgi birikiminize kadar hakkınızda çok ayrıntılı bilgi verir. Devamını Oku »
Araştırmacı Olarak Öğretmen
19 Aralık 2016
Okullardaki karar alma süreçlerini ve ders içi uygulamaları temellendirmekte kullanılacak “eylem araştırması” temelli yaklaşımlar, okullarını dönüştürmek isteyen eğitsel liderler için gerçek anlamda bir yol haritası sunuyor. Devamını Oku »
Üstbilişselleştiremediklerimizden misiniz?
29 Eylül 2015
Her hafta okuldaki tüm zümrelerle bir sonraki haftanın öğrenme tasarımları üzerine düşündüğümüz toplantılar yapıyorum. Bu aynı zamanda 1. sınıftan 8. sınıfa kadar bir dersin kazanımları üzerinde büyük resmi görmemi sağlıyor. Devamını Oku »
Bana Ders Anlatma!
27 Eylül 2015
Üniversite sınavına hazırlanırken Ankara’da dershaneye gidiyordum. Bir Türkçe öğretmenimiz vardı. Malum, öğrenciler öğretmenleri çekiştirmeye bayılır. Biz de kendi aramızdaki konuşmalarımızda o Türkçe öğretmenine dershanenin boşuna maaş verdiğini düşünürdük. Çünkü ders anlatmazdı, tüm dersi öğrencilere anlattırırdı. Konuları aramızda paylaştırır, bizler sırayla tahtaya çıkar, konuyu anlatırdık. Devamını Oku »
Yazmak İyi Bir Strateji midir?
18 Eylül 2015
Bir gün bloğuma yazdıklarımı kitap olarak bastırmayı düşünüp düşünmediğimi soran bir mail geldi. Başta ne cevap vereceğimi bilemediğimden, sonrasında da unuttuğum için maile cevap veremedim. Bir süre sonra aynı kişiden bir mail daha geldi: “Yazdıklarınızı kitap olarak bastırmayı düşünüp düşünmediğinizi sormuştum ama cevap alamadım.” Devamını Oku »
Farklılaştırılmış Öğretmenler Kurulu
08 Temmuz 2015
Öğretmenler kurulları uzun yıllardır tüm okullarda neredeyse benzer ritüellerle gerçekleştirilir. Okulunuzun büyük bir toplantı odası yoksa çok amaçlı salona masalar u şeklinde dizilir. Tüm yılın koşuşturmacası içinde ne kadar da kalabalık olduğunuzu bir kez daha hatırlamış bir şekilde zümre arkadaşlarınızla yan yana oturup toplantının başlamasını beklersiniz. Devamını Oku »
Eğitimde İçsel Bir Devrim
26 Mart 2015
Özel okullarda öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamak için iki önemli tarih dilimi vardır: Haziran ve Eylül seminer dönemleri. Yapılan araştırmalara göre* özel okullarda öğretmen eğitimlerine yılda ortalama olarak 50 bin lira harcanmakta. Bu harcamaların %80’i de bahsedilen ayları kapsamaktadır. İş başında mesleki gelişim olanakları ise özel okullardaki temponun çok yüksek olması dolayısıyla genellikle göz ardı edilir. Devamını Oku »
Öğretmence 6: Nutukçu Öğretmenler
21 Mart 2012
Şöyle bir tablo düşünün: Öğretmen sınıfta ders anlatmaya çalışmaktadır. Çalışmaktadır diyorum; ama kendi sesini bile zor duyar. Arkasına dönüp tahtaya bir şeyler yazdığında kağıt uçaklar havada uçuşmakta, aniden geri döndüğünde herkes sanki öğretmeni dinliyormuş gibi davranmaktadır. Devamını Oku »
Güneşli Bir Gün Bir eğitimcinin dünyası









