Anasayfa / Yazar Arşivi: Aysun Yağcı (sayfa 3)

Yazar Arşivi: Aysun Yağcı

Yazma: Anlamanın ve Öğrenmenin Motoru

Yazma: Anlamanın ve Öğrenmenin Motoru

Geçtiğimiz günlerde bir öğretmen eğitiminde şu söz kulağıma çalındı: “Program çok yoğun, zaten yetişmiyoruz; bir de yazmaya zaman ayıramayız.” Bu cümle pek çok öğretmenin içinde bulunduğu gerçeği yansıtıyor. Ders saatleri sınırlı, program yoğun, sınav baskısı yüksek. Bu koşullarda yazmaya vakit ayırmak “lüks” gibi görünebilir. Üstelik bunu dile getirenler Türkçe öğretmenleri. Hâl böyleyken yazma üzerine tüm öğretmenlere seslenen bu satırların ne kadar dikkate alınacağını kestiremiyorum. Ne var ki araştırmalar bize şunu gösteriyor: Yazma, öğrenmeye ayrılan ek bir zaman değil; öğrenmenin kendisi. Her derse entegre edilecek küçük yazma rutinleri, öğrencilerin hem okuduklarını anlamasını hem de derslerde öğrendiklerini kalıcı hâle getirmesini sağlıyor. Peki yazmanın öğrenmeyi bu kadar etkili kılmasının ardında ne var? Bunun cevabı, yazmanın zihnimizi nasıl çalıştırdığıyla ilgili. Devamını Oku »

4. Hafta Yazma Konuları: Dünya Yürüyüş Günü

4. Hafta Yazma Konuları: Dünya Yürüyüş Günü

Her yıl 3 Ekim’de kutlanan Dünya Yürüyüş Günü, sağlıklı yaşam için hareket etmenin önemini hatırlatır. Bu özel günde dünyanın dört bir yanında insanlar bir araya gelerek yürüyüşler yapar, doğayı keşfeder ve çevre dostu yaşam biçimlerini destekler. Bu hafta öğrencilerimizle birlikte yürüyüşün farklı yönlerini yazıyla keşfedeceğiz. Devamını Oku »

Başarının Değişen Dinamikleri

Başarının Değişen Dinamikleri

80’li 90’lı yıllarda öğrenciyseniz hatırlarsınız 45- 50 kişilik sınıfta 2 ya da 3 kişi takdir, 12-13 kişi teşekkür alırdı. Ben de takdire birkaç kez yaklaşmış olmanın dışında hep teşekkür aldım, üstelik çalışkan bir öğrenci olduğumu düşünürdüm. Sınıfımızda matematikten 10 üzerinden 7-8 aldığımızda sevinirdik. 10 alan her sınavda çıkmazdı; 9 alanlara kutsal insan gözüyle bakardık. Buna rağmen sınıfımızın büyük çoğunluğu iyi bir devlet üniversitesini kazanmıştı. O yıllarda üniversite gerçek anlamda kazanılırdı ve okul başarımızla kazandığımız okulların puanları arasında anlamlı bir ilişki vardı. Devamını Oku »

3.Hafta Yazma Görevleri: Arkadaşlık

3.Hafta Yazma Görevleri: Arkadaşlık

Arkadaşlık, okul hayatının en değerli hazinelerinden biridir. Bazen küçük bir oyunla, bazen paylaşılan bir sırla başlar ve yıllar boyu sürebilir. Bu hafta yazma görevlerimizde öğrencilerden, arkadaşlığı kendi bakış açılarıyla keşfetmelerini istiyoruz. Devamını Oku »

Liseyi Yeniden Düşünmek

Liseyi Yeniden Düşünmek

Aktif olarak öğretmenlik yaptığım yıllarda “okulun varlığını” içten içe öyle çok sorgulardım ki o dönem için marjinal olan fikirlerimi çoğu zaman kendime saklamak zorunda kalırdım. Şimdilerde okulun varlığı, tüm kesimler tarafından açıkça sorgulanıyor. Buna sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum. Okulu Yeniden Düşünmek adlı yazımda eğitim sistemimizin hâlâ oturma süresine dayalı yapısını tartışmış ve şu temel soruyu sormuştum: Okulun gerçekten varlık nedeni ne? Devamını Oku »

2.Hafta Yazma Görevleri: İlk Haftanın İzleri

2.Hafta Yazma Görevleri: İlk Haftanın İzleri

Her yeni başlangıç, küçük detaylarda gizlidir. Okulun ilk haftasında yaşananlar öğrencilerin zihninde uzun süre iz bırakır. Bu hafta yazma görevlerimiz, öğrencilerin gözlemlediklerini ve hissettiklerini yazıya aktarmalarını kolaylaştıracak. Görevler her yaş grubunun seviyesine göre farklılaştırıldı. Etkinlikleri sınıfınızda daha verimli uygulayabilmeniz için her yazma görevinin yanında öğretmenlere özel açıklamalar ve ipuçları da eklenmiştir. Devamını Oku »

1. Hafta Yazma Görevleri – Okulun İlk Günü

1. Hafta Yazma Görevleri – Okulun İlk Günü

YAZBEG’in “36 Hafta 36 Görev” serisinin ilk haftasında öğrenciler kendi okul açılış deneyimlerini yazıya döküyor. Etkinlikleri sınıfınızda daha verimli uygulayabilmeniz için her yazma görevinin altına öğretmen açıklamaları ve ipuçları eklenmiştir. Bu yönergeler, görevleri öğrencilerin yaş seviyesine uygun hâle getirmenize yardımcı olacak. Devamını Oku »

Okul Yöneticileri Hizmet İçi Eğitimlere Katılmalı mı?

Okul Yöneticileri Hizmet İçi Eğitimlere Katılmalı mı?

Okullarda yaptığım eğitimlerde, hizmet içi çalışmalara verilen önemin kurumlar arasında ciddi farklılık gösterdiğini görüyorum. Bazı kurumlarda okul yöneticileri; hizmet içi eğitimlere aktif olarak katılıyor, öğretmenlerle grup çalışmalarında fikir üretiyor, tartışmalara dâhil oluyor ve eğitim sonrası ekipleriyle somut eylem planları belirliyor. Bu tavır, hem o okulda öğrenmeye değer verildiğini hem de sürecin yalnızca öğretmenlere bırakılmadığını gösteriyor. İki sene önce davet edildiğim bir kurumda, okul müdürünün ve yardımcılarının yanı sıra okulun kurucu temsilcisinin ve genel müdürünün de öğretmenlerle aynı masalarda üstelik mış gibi yapmadan eğitimin sonuna kadar aktif bir şekilde katıldıklarını gözlemleme şansım oldu. Böylesi anlar, öğretmenlere verilen değerin somutlaştığı en kıymetli örnekler. Ne yazık ki her zaman bu kadar güçlü örneklerle karşılaşmıyoruz. Devamını Oku »

Yeni Yıla Başlarken Kendimize Soracağımız Sorular

Yeni Yıla Başlarken Kendimize Soracağımız Sorular

Yeni bir yıla başlamak, öğretmenliğimiz üzerine düşünmek için en doğru zamandır. Çünkü yansıtıcı düşünme, öğretmenlikte hem günlük kararlarımızı hem de uzun vadeli gelişimimizi şekillendiren güçlü araçlardan biridir. Bu yazıda, yansıtıcı soruların gücünü ve sınıfımıza nasıl yön verebileceğini ele alıyorum. Devamını Oku »

Yazmayı Yeniden Keşfetmek: YAZBEG’in Doğuşu

Yazmayı Yeniden Keşfetmek: YAZBEG’in Doğuşu

Bazen sınıfta tanık olduğunuz tek bir an, yıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olabilir. Akademik koordinatör olarak en çok keyif aldığım şeylerden biri, özellikle yabancı dil öğretmenlerinin dil öğretim yaklaşımlarını incelemekti. Yazma üzerine derin düşünmeye başlamamın arkasında da böyle bir sınıf gözlemi yatıyor. Okulumuzdaki native İngilizce öğretmenlerinin writing workshop derslerine misafir olduğumda, üçüncü-dördüncü sınıf öğrencilerinin İngilizcede Türkçeden daha iyi yazabildiklerini görmek beni hem hayran bırakmış hem de derin bir şekilde düşündürmüştü. Ders sonunda şaşkınlığımı paylaştığım İngilizce bölüm başkanımız Moira Simes gülümseyerek şunu söyledi:
“Aslında siz de Türkçede böyle bir yazma öğretimi yapıyor olsanız biz bu kadar zorlanmayız.” Devamını Oku »

Scroll To Top