Anasayfa / Eğitim / Uyaranlardaki Felsefeyi Keşfetmek
Uyaranlardaki Felsefeyi Keşfetmek

Uyaranlardaki Felsefeyi Keşfetmek

2017 yılında Çocuklar Felsefe eğitici eğitimi programına katıldığımda P4C nedir ne değildir demeden bir felsefi soruşturmanın içinde bulmuştum kendimi. Ne olduğundan bahsedebilmek için topluluk soruşturmasının nasıl bir şey olduğunu deneyimlemenin birinci kural olduğunu anlamak ilk kırılma noktalarından biriydi benim için. 

İkinci kırılma noktası, eğitimin üçüncü gününde hazır bir planın kolaylaştırıcısı olmamdı. “Mio Nazik Olmak İstiyor” isimli hikaye üzerinden nezaket üzerine bir sorgulamanın kolaylaştırıcısı olmuştum. Olmuştum dememe bakmayın, bir kolaylaştırıcıdan çok tipik bir Türkçe öğretmeniydim. Kendimi öğrenme çukurunun en dibinde hissettiğim anlardan biri de buydu. 

Bir kolaylaştırıcı olarak üçüncü kırılma noktasını ise pandemide uzaktan yürüttüğüm çocuklarla felsefe kulübünde yaşadım. Zoom üzerinden ders yapmanın en güzel yanı, kendimi dersten sonra kayıttan izleyebilmek ve hatalarımı görebilmek olmuştu. Hatalarımla yüzleşmek, öğrenme çukurundan beni çekip çıkaran bir yardım eli görevi görmüştü. 

Yine de yol engebelerle doluydu ve başka öğrenme çukurları beni bekliyordu. Bir süre sonra elimdeki hazır planlar tükenmeye başladı. Derslerde ne yapacağımla ilgili endişelendilerim arttığında fark ettim ki çocuklarla yaptığım felsefi diyaloglar zamanla içimde uyuyan felsefi duyarlılığı ortaya çıkarmış ve onu sürekli beslemek okuduğum kitaplara, izlediğim filmlere ve hatta bir fotoğraf karesine bile bu duyarlılıkla bakmamı sağlamış. Jana Mohr Lone’nin dediği gibi felsefi düşünmeyle bir kez meşgul olunca ortaya çıkan diğer soruların ve düşüncelerin listesi sınırsız şekilde uzayıp gidiyordu. İşte “uyaranın” içindeki felsefi soruyu, tartışmaya değer olanı, kafa karıştırıcı olan şeyi tekrar tekrar arama ve bulma yolculuğum bu şekilde başladı.

Çocuklarla felsefe atölyesi yapmak için uzmanlar tarafından yazılmış pek çok hikaye bulunmaktadır. Bunlar, yüzyıllardır tartışılagelen zamansız sorular ya da düşünce deneylerini bir kurmaca metnin içine yedirildiği hikayelerdir. 

Özge Özdemir’in Karin Murris’ten aktardığına göre: “Karin Murris filozoflar tarafından yazılan kurmaca metinleri, hem içerik yapısı hem çocuğu konumlandırma biçimi açısından eleştirir ve onun yerine resimli kitapları önerir. Lipman ve diğer bazı teorisyenlerin yazdığı kurmaca metinlerde dünya olduğu gibidir ve felsefi soru ya da fikir olduğu gibi metne yedirilmiştir. Dolayısıyla metni okuyan çocuk da yetişkin felsefecinin konumlandırdığı çocuk, normal olmayan çocuktur. Resimli kitapların sunduğu yenilik ise içerik yapısının gerçek ile fantezi arasında farklı senaryolar yaratma imkanına açık olması ve felsefi olanın olduğu gibi metnin içinde değil, metin, çocuk ve okuyucu arasındaki alanda açığa çıkmasıdır.”

Little Thinkers Society’nin kurucusu ve Türkiye’de çocuklarla felsefe pedogojisinin yerleşmesinde öncülük eden sevgili hocam Dr. Özge Özdemir de “Felsefe Sınıfı” isimli kitabında resimli çocuk kitaplarını uyaran olarak kullanarak Karin Murris’in bu görüşünü desteklemiştir. 

Bugün çocuklarla felsefe eğitimi alan kolaylaştırıcılara, kendi ders planlarını yazma konusunda yardımcı olabilecek stratejileri resimli bir çocuk kitabı üzerinden örneklendirmeye çalışacağım. 

Elbette her hikaye, felsefe yapmaya uygun olmayabilir. Didaktik olmaktan uzak ve çocukları düşündürmeye yönelten kitapları seçmek çocuklarla derin sohbetler yapmamızın önünü açar.

Bir hikayeyi, çocuklarla felsefe yapmak için kullanmadan önce onun felsefi niteliğini sorgulamak için Jason Buckley ve Tom Bigglestone’nun önerdiği yedi soruyu kullanarak işe başlayabiliriz:

Herhangi bir uyaranda felsefeyi keşfetmek için sorabileceğiniz 7 Soru

  1. Kim kısmen iyi, kısmen kötü karakter? (Karakterin karmaşıklığını keşfetmek için)
  2. Birinin vermesi gereken en zor karar nedir ve neden? (Değer çatışmalarını keşfetmek için)
  3. Tek kelimeyle hikaye nedir – göremediğiniz bir şey? (Kavramlara ulaşmak için)
  4. Hikayenin vermek istediği mesaj nedir? Her zaman doğru mu? (Bir ilkenin veya özdeyişin ne kadar geniş çapta uygulanabileceğini test etmek için)
  5. Karakter ……………mıydı? (Bir karakterin bir kavramla ilişkisini incelemek için)
  6. Karakter bundan sonra ne yapmalı? (Felsefi problem çözme ve etik yargıları teşvik etmek için)
  7. Hikayenin dünyası ile bizim dünyamız arasında ne değişir ve ne aynı kalır? (Hikayenin ötesinde felsefi sorular hakkında düşünmeyi teşvik etmek için)

Bu sorulara verilen cevaplar, hikayenin sorgulamaya uygun olup olmadığı ile ilgili bize çok net bilgi verir. Yine de soruşturmaya başlamadan önce öğrencilerin hikayeyi anlayıp anlamadıklarından emin olmak için 5N 1K dediğimiz cevabı metin içinde olan sorular sorabiliriz. Herkesin metni anladığından emin olduktan sonra Nihan Akkocaoğlu Çayır’ın Robert Fisher’dan aktardığı aşağıdaki soru kalıplarını uyaranlardan soru üretmek için bir şablon olarak kullanabilirsiniz:

Soruların AmaçlarıSorular
Hikayedeki gerçekleri anlamaHikayede neler oldu?
Karakterler ne yaptı?
Hisler üzerine konuşmaHikayedeki karakterler neler hissetti?
Sen bu hikayeyi okuduğunda ne hissettin?
Sosyal ve kişisel konular hakkında düşünmeHikayedeki karakter ne düşünüyordu?
Sen bunun hakkında neler düşünüyorsun?
Ahlaki kararları keşfetmeHikayedeki karakter nasıl bir karar verdi?
Hikaye daha farklı nasıl olabilirdi?
SorgulamaNeden böyle düşünüyorsun?
Bir gerekçe söyleyebilir misin?
Açıklama, analiz etme, sınıflamaBununla ne demek istedin?
Biri bize bunu açıklayabilir mi?
Farklı bakış açıları üretmeBaşka bir görüş, örnek, fikir var mı?
Başka kim bunun hakkında bir şeyler söyleyebilir?
Doğruluğunu test etmeBunun doğru olduğunu nasıl bilebiliriz?
Bunu nasıl biliyorsun?
DerinleştirmeBu görüşe kimler katılıyor ya da katılmıyor?
Aynı görüşte olmanın ya da olmamanın sebepleri neler?
ÖzetlemeNeler söylediğimizi kim özetleyecek?
Hangi görüşler/ argümanlar üzerine tartıştık?

Gelin şimdi, bu soru şablonunu Beta Kids Yayınlarından çıkan Britta Teckentrup’un “Küçük Fare ve Kırmızı Duvar” isimli hikayesi üzerinde deneyelim.

“Küçük Fare ve Kırmızı Duvar” kitabı korkularımızla yüzleşmeye, özgürlüğü keşfetmeye ve kendi içimizdeki değişimlere, bizim kontrolümüz dışında yaşanan değişimlere açık olmaya dair yazılmış son derece yalın ve yaşsız bir kitap. Aynı zamanda bilgi felsefesi (epistemoloji) üzerine konuşmamıza imkan veriyor.

DERS PLANI

İlgili Kavramlar: Bilgi ve inanç, korku, cesaret, cesur olmak, korkularla yüzleşmek, gerçeklik, sorgulamak

Yaş Grubu: 3.sınıftan itibaren her yaş grubu 

Giriş: Öğrencilerle çemberde bir araya gelinir ve “Bana bir zamanlar inandığınız ama sonra derinden düşündüğünüzde reddettiğiniz bir şey söyler misiniz?” diye sorulur. Öğrenciler mümkün olduğu kadar tek kelimeyle artık inanmadıkları bir şeyi paylaşırlar, aklına bir şey gelmeyen “pas” deme hakkına sahiptir. İkinci turda paylaştıklarının nedenlerini söylemeleri istenir. Bu arada ilk turda pas deyip de aklına bir şey gelen öğrencilere yeniden konuşma fırsatı verilir. 

Öğretmene Not: Başlangıçta öğrenciler büyük grupta fikirlerini paylaşmaktan çekinebilirler ve önce arkadaşlarını duymaya ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle soruyu sorduktan sonra önce ikili gruplarda ya da birkaç tur eş değiştirerek düşüncelerini paylaşmalarına izin verin ardından büyük grup paylaşımlarına geçin.

Senin Nedenin Ne Oyunu

Öğrencilere A5 boyutunda kağıtlar dağıtılır ve bireysel olarak kağıdın önüne inandıkları bir iddiayı, arkasına iddialarının doğru olduğuna inanmak için sahip oldukları üç neden yazmaları istenir ve bir örnek paylaşılır.

Örnek:  “Çoğu insanın iyi kalpli olduğuna inanıyorum.” 

1.neden: Dünyada çok fazla iyilik var.

2.neden: Neredeyse herkes en az bir kişiyi sever.

3.neden: Tanıdığım herkes, hata yaptıklarında veya düşüncesizce şeyler yaptıklarında bile iyi niyetlidir. 

Öğrenciler iki takıma ayrılır ve iki takımın kartlarını birbirinden ayrı tutmaya özen göstererek tüm öğrencilerin kartları toplanır. Kartların karışmaması için iki farklı renk kağıt kullanabilirsiniz. Böylece renklere göre takımlar da kendiliğinden oluşacaktır. 

Takım 1’den bir kart seçerek takım 2’deki öğrencilere üç nedenden biri okunur. İddianın ne olabileceğine dair bir tahminde bulunmaları için bir dakika süre verilir. Öğrenciler iddiayı birinci nedenden tahmin edebilirlerse, ikinci takım 3 puan alır. İkinci nedeni duyduktan sonra tahmin ederlerse 2 puan, iddiayı tahmin etmek için üç nedene de ihtiyaç duyarlarsa 1 puan kazanırlar. Öğrenciler doğru tahmin edemezlerse takım puan kazanmaz. Oyun 4-5 tur oynanabilir. 

Öğretmene Not: Daha küçük öğrenciler için “iddianın” ne olduğunu daha da netleştirmeye ve örnekleri artırmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu oyundan sonra genellikle öğrenciler, kartları bize verin teneffüste oynamaya devam edelim diyorlar. Bir öğretmen grubuyla yaptığım eğitimde de aynı geribildirimi almıştım.

Uyaranın Paylaşılması: 

Öğrencilere aşağıdaki hikaye, resimleri de gösterilerek okunur.

Öğretmene Not: Uyaranı paylaşmadan önce hikayeyi öğrencilerinizin daha dikkatli dinlemelerini sağlamak için “düşünceli dinleme” adını verdiğimiz etkinliği de yapabilirsiniz. Bu etkinlik, hem sizin hem de öğrencilerinizin okuduğunuz hikayeyi kavramsallaştırmanıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda katılımcıların hazır bulunuşluğu, bakış açıları ve sorgulama esnasında derinleşmeleri muhtemel noktalar hakkında size harika ipuçları verir.

Düşünceli Dinleme

Hikayeden ilginç bir şey…

Sevdiğim bir şey…

Sevmediğim bir şey…

Benim için önemli olan bir şey…

Öğrencilerden, hikayeyi dinlerken bu cümleleri tamamlamlarını isteyebilir ve hikaye bittikten sonra düşüncelerini öğrenebilirsiniz. 

MİNİK FARE VE KIRMIZI DUVAR

Büyük Kırmızı Duvar hep oradaydı. Gözün  görebileceği kadar uzağa uzanırdı. Kimse nerede başladığını ya da bittiğini ya da en başta  nasıl oraya geldiğini bilmiyordu. Aslında hiç kimse orada olduğunu fark etmişe benzemiyordu. Ama Minik Fare meraklıydı. “Merak ediyorum da acaba…Büyük kırmızı duvarın ne var arkasında ?”

Minik Fare, Korkak Kedi’ye sordu, “Sevgili Kedi, neden burada bir duvar olduğunu merak ettin mi hiç?”“Duvar, kimse içeri giremesin diye burada.” diye fısıldadı Kedi. “Bizi koruyor, Minik Fare. Öteki taraf tehlikeli.” Ve kaçarak uzaklaştı.

Minik Fare, İhtiyar Ayı’ya sordu. sordu, “İhtiyar Ayı, kırmızı duvar neden inşa edildi?”“Hatırlayamıyorum, Minik Fare,” dedi İhtiyar Ayı. “Duvar o kadar uzun zamandır burada ki benim bir parçam oldu, hayatın bir parçası.” “Ama hiç merak etmedin mi, İhtiyar Ayı diye sordu Fare. “Hayır, Minik Fare. Artık merak etmek için çok yaşlıyım. Ve ağır ağır yürüyerek uzaklaştı. 

Minik Fare, Gülen Tilki’ye sordu. “Büyük Kırmızı Duvar’ın arkasında ne olduğunu biliyor musun?”“Duvarın arkasında ne olduğu umurumda değil.” diye sırıttı Tilki. “Çok fazla soru soruyorsun, Minik Fare. Her şeyi olduğu gibi kabul et, benim gibi mutlu olursun!” Ve aceleyle uzaklaştı.

Minik Fare, Kükremesini Kaybeden Aslan’a rastladı.” Aslan, Büyük Kırmızı Duvar’ın arkasında ne var?” diye sordu. Aslan üzgün görünüyordu. “Duvarın arkasında hiçbir şey yok, sadece büyük kapkara bir hiçlik!” diye cevap verdi.  Ve Fare sanki orada değilmiş gibi uzaklara daldı. Ama Minik Fare yine de merak ediyordu.

Sonra günlerden bir gün, duvarın üzerinden renkli bir kuş uçtu. “Ah!” diye haykırdı Fare merak içinde. “Güzeller güzeli mavi kuş, söyle sen nereden geliyorsun?” “Duvarınızın ötesindeki dünyadan.” dedi kuş. Diğer hayvanlar şüphe içinde bakakaldılar. Bu  doğru olamazdı!” “Beni kendi dünyana götürebilir misin Mavikuş?” diye sordu Minik Fare. “Duvarın ardında neler olduğunu öğrenmek istiyorum.” Minik Fare ile Mavikuş birlikte duvarın üzerinden uçtular… …ve Minik Fare, hayal edebileceğinden çok daha güzel ve renkli bir dünya buldu. “Karanlık ve korkunç olduğunu zannetmiştim.”dedi Minik Fare. “Arkadaşlarım öyle olduğunu söylemişti.”

“Onlar korkuyla bakıyorlardı.”diye açıkladı Mavikuş. “SEN merakla bakıyorsun. Kendin için gerçeği bulacak kadar cesursun. Hayatında pek çok duvar olacak, Minik Fare. Bazıları başkaları tarafından yapılacak ama çoğunu kendin yapacaksın…Ama zihnini ve kalbini açarsan, o duvarlar birer birer kaybolur ve daha önce hayalini bile kurmadığın güzellikleri keşfedersin.”

“Hikayelerimi anlatmam gerek”diye haykırdı Fare. “Hazır olmayabilirler, Minik Fare”diye uyardı onu Mavikuş. “Denemek istiyorum.”dedi Fare. Ama onlar geri dönerken tuhaf bir şey oldu…“Duvar nerede Mavikuş?”diye sordu Fare. “Ne duvarı?”dedi Kuş. “Duvar hiç olmadı ki.”

Ve Minik Fare anladı. Böylelikle Minik Fare, arkadaşlarının yanına döndü ve onlara neler gördüğünü  anlattı. Sessizce dinlediler, ardından birer birer duvarın içinden geçtiler. Yalnızca  aslan kaldı geride…Ta ki duvarın ötesindeki dünyada Minik Fare ile arkadaşlarına katılmaya yeterince hazır olduğu güne kadar…

Hikayeyi okuduktan sonra Robert Fisher’in soru modeli ile oluşturulmuş aşağıdaki sorular kullanılarak soruşturma başlatılır. 

Öğretmene Not: Soru sayısı resimli bir çocuk kitabının sunduğu olasılıkları göstermesi açısından özellikle fazla tutulmuştur. Sizler programınızda ayırabileceğiniz ders saatine göre soru sayısını azaltıp çoğaltabilirsiniz.  Yapacağınız çalışma, Türkçe dersi kazanımlarını da kapsadığı için daha fazla ders saati ayırmaktan çekinmeyin. Üstelik her sınıfın dinamiğine göre öğrencilerin derinleşmek istedikleri noktalar birbirinden farklı olacağından öğrencilerin yavaşlamalarına ve derinleşmelerine izin vermek iyi olacaktır. Bununla birlikte kolaylaştırıcı olarak art arda tüm soruları sorma dürtünüze de karşı koymaya çalışın. Çocuklara düşünmek için yeterince zaman vermemek, olası açılımların önünü keser ve yaptığınız soruşturmanın yüzeysel olmasına sebebiyet verir.  Bırakın çocuklar derinleşmek istedikleri noktada derinleşsinler. Soruşturma, inanmakla bilmek arasındaki farkı çözümlemeye yönelik ilerleyebileceği gibi “dünyanın gerçekliği” ya da “cesaret” kavramı üzerinden de ilerleyebilir. Unutmayın, en iyi kolaylaştırıcı en sessiz kolaylaştırıcıdır. 

Soruların AmaçlarıSorular
Hikayedeki gerçekleri anlamaHikayede neler oldu?
Karakterler ne yaptı?
Küçük farenin sorduğu soru hepsinin hayatında nasıl bir değişim gerçekleştirdi?
Minik fare duvarın arkasını gördükten sonra neyi anladı?
Minik farenin duvarın diğer tarafına geçip döndüğünde duvarı artık görememesinin nedeni ne? Duvarın harcında ne var?
Hisler üzerine konuşmaHikayedeki karakterler neler hissetti?
Sen bu hikayeyi okuduğunda ne hissettin?
Kükremesini kaybeden aslanın ruh hali ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Duvarın bu tarafı şimdiye kadar bildiğiniz tek şey olduğuna göre siz duvarın arkasına geçseniz ne hissedersiniz?
Sosyal ve kişisel konular hakkında düşünmeHikayedeki karakter ne düşünüyordu?
Sen bunun hakkında neler düşünüyorsun?
Küçük fare gibi korkularınızla yüzleştiğiniz bir duruma örnek verin.
Sizin görünmez duvarlarınız var mı?
Ahlaki kararları keşfetmeHikayedeki karakter nasıl bir karar verdi?
Hikaye daha farklı nasıl olabilirdi?
Sizce küçük fare nasıl davrandı?
Fare, arkadaşlarının söylediklerine inansaydı ve korkularıyla yüzleşmeseydi, ne olurdu?
Cesur birini tanıyor musunuz? Neden onun cesur olduğunu düşünüyorsunuz?
Şimdiye kadar yaptığınız en cesurca hareket neydi? Örnek veriniz.
Cesur olarak tanımlanmak için bir iki kıstas belirleyecek olsak bunlar neler olurdu? (Küçük grup tartışması)
SorgulamaNeden böyle düşünüyorsun?
Bir gerekçe söyleyebilir misin?
Duvar neden kırmızı, kuş neden mavi?
Duvarın arkasında ne olduğunu neden küçük fare merak ediyor da diğer hayvanlar merak etmiyor?
Açıklama, analiz etme, sınıflamaBununla ne demek istedin?
Biri bize bunu açıklayabilir mi?
“Ayı merak etmek için çok yaşlıyım.” diyor.” Sizce yaş almakla merak arasında bir ilişki var mı?
Gülen tilki: “Her şeyi olduğu gibi kabul et. Benim gibi mutlu olursun.” söylemiyle ne demek istiyor?
Gülen tilki bu hikayede neyi temsil ediyor?
Farklı bakış açıları üretmeBaşka bir görüş, örnek, fikir var mı?Başka kim bunun hakkında bir şeyler söyleyebilir?Bu hikayede olduğu gibi insanların da korkularıyla yüzleşmekte zorlandıklarını düşünüyor musunuz?
Korkmak bazen iyi bir şey olabilir mi?
Aslan diğer hayvanlar gibi hemen duvarın arkasına geçmiyor. Hatalı olduklarına dair kanıtlara rağmen insanların kanıtlarında direttikleri başka durumlar düşünebilir misin?
Duvarın arkasında olduğunuzu hayal etmek yerine başka bir galaksiden bir uzaylının geldiğini ve yaşadığınız her şeyin bir yanılsama olduğunu söylediğini düşünün. Bu maceraya devam etmek sevdiğiniz her şeyi ve herkesi geride bırakmak anlamına gelse yine de gider misiniz?
Doğruluğunu test etmeBunun doğru olduğunu nasıl bilebiliriz?
Bunu nasıl biliyorsun?
Kedi duvarın arkasının tehlikeli olduğunu nereden biliyor?
Aslanın ve diğer hayvanların duvarın arkasındakilere ilişkin söyledikleri, bilgi mi inanç mı?
İnanmakla bilmek arasında nasıl bir fark var?
İnandığımız şeye inanmamızı sağlayan şey nedir?
DerinleştirmeBu görüşe kimler katılıyor ya da katılmıyor?
Aynı görüşte olmanın ya da olmamanın sebepleri neler?
* Bir söz vardır: “Görmek inanmaktır.” Bu söz ne anlama geliyor sizce? Bu görüşe katılıyor musunuz, katılmıyor musunuz?
ÖzetlemeNeler söylediğimizi kim özetleyecek?Hangi görüşler/ argümanlar üzerine tartıştık?

Robert Fisher’ın soru modelinin yanı sıra Phil Cam’in geliştirdiği soru kadranını da felsefi olan soru ile diğer soruları ayırmak için kullanabilirsiniz. Hatta öğrencilere açık uçlu ve kapalı uçlu sorular arasındaki farkı öğretmek ve yaşamla ilgili olan sorular içinden felsefi olan soruyu ayırt etmelerini sağlamak için bu kadranı onlara da öğretebilirsiniz.

Zenginleştirme  1

Düşünceleri Bir Araya Getirmek

Öğrencilerin farklı bakış açıları geliştirmelerine yardımcı olmak için aşağıdaki örnek olay öğrencilerle paylaşılır:

Duvarın arkasında olduğunuzu hayal etmek yerine başka bir galaksiden bir uzaylının geldiğini ve yaşadığınız her şeyin bir yanılsama olduğunu söylediğini eğer kendileriyle giderseniz gerçek dünyayı deneyimleme fırsatı yakalayacağınızı söylediğini düşünün. Bu maceraya devam etmek, sevdiğiniz her şeyi ve herkesi geride bırakacağınız anlamına gelse  yine de gider misiniz?”

Birinci Aşama: Önce tüm öğrencilerden cevabı bireysel olarak yazmaları istenir. Bu aşamada neden belirtmelerine gerek yoktur.

Öğrenciler yazmayı bitirdikten sonra onlara aşağıdaki yönergeler verilir:

  1. Yazdığınız cevabın tamamen doğru olduğunu düşünüyorsanız, başınızı masaya yaslayın.
  2. Cevabının çoğunlukla doğru olduğunu düşünüyorsanız kollarınızı önünüzde kavuşturun.
  3. Cevabınızın biraz doğru olduğunu düşünüyorsanız kafanızı kaşıyın.
  4. Cevabınızın artık doğru olmadığını düşünüyorsanız ayağa kalkın. 

Ayağa kalkan öğrenciler varsa onlara neden doğru olmadığını düşündüklerini sorulur. Eğer ayağa kalkan olmazsa cevabının biraz doğru olduğunu düşünen öğrencilere fikirleri sorulabilir.

İkinci Aşama: Katılımcılar 1’den 6’ya kadar saydırılır ve 6 gruba ayrılmaları sağlanır. 10 dakika içinde her katılımcı verdiği cevabı grubuyla paylaşır ve grup hepsinin hemfikir olduğu ortak bir karara varmaya çalışır. Bu aşamada gruplar cevaplarını desteklemek çin 2-3 neden yazmalıdırlar.

Süre bitiminde gruplardan cevaplarını ve nedenlerini okumaları istenir. Tüm gruplar paylaşımlarını yaptıktan sonra aşağıdaki yönergeler verilir:

  1. Grubun mantığına tamamen ikna olduysanız başınızı eğin.
  2. Çoğunlukla ikna olduysanız oturun ve hiçbir şey yapmayın.
  3. Hiç ikna olmadıysanız, ayağa kalkın.

İkna olmayan katılımcılara neden ikna olmadıkları sorulur.

Öğretmene Not: Plato’nun “Mağara Alegorisi” hikayesi, dünya hakkında ne bildiğimizle ilgili bir sohbet başlatmak için harika bir örnektir. Bu hikayeyi bir kez duyduğunuzda bu hikayenin izlerini farklı uyaranlarda sürebilirsiniz. Küçük Fare ve Kırmızı Duvar hikayesinde olduğu gibi. 

Zenginleştirme 2: 

Aşağıdaki şiir öğrencilerle paylaşılır. Üzerinde konuştuğumuz konu ile Nazım Hikmet’in şiiri arasında nasıl bir ilişki olduğu sorulur. 

Ufak iş bizimkisi
Asıl en kötüsü
Bilerek bilmeyerek
Hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması.

Nazım Hikmet

Kaynaklar: 

Hakkında Aysun Yağcı

Öğretmenlik deneyimlerimi, kendimce doğrularımı, okuduklarımı, aldığım eğitimleri, çıkarımlarımı paylaşmaya devam ediyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll To Top