Türkçe Dersini UbD İle Planlamak

Türkçe Dersini UbD İle Planlamak

Geçenlerde Linkedin'de önüme gelen bir haberde bir öğretmenimiz yeni çıkan "PİSA Tarzı Sorular" kitabının müjdesini veriyordu. Süreçte bambaşka şeyler yapıp öğrenciler üst düzey sorular çözerse başarılı olunacağını ummak sizce de göle maya çalmaya benzemiyor mu?

Bir önceki yazımda (Kısaca UbD) önce ders etkinliklerini planladığımızı, işin felsefesine ise neredeyse hiç girmediğimizi söylemiştim. PİSA tarzı ya da yeni nesil soruları çözmeyi odağa aldığımızda UbD'deki ikinci aşama yani değerlendirme bölümü ön plana çıkıyor. Ama yapılan öğretimin, değerlendirmeyle ilişkisi olmadığı için kalıcı anlamadan söz etmek mümkün değil. İşin felsefesinden, yani neyi neden öğrettiğimiz bilgisinden bahsetmiyorum bile.

Devamını Oku »

Kısaca UbD

Kısaca UbD

Türkçe öğretmeni olarak görev yaptığım yıllarda öğrenci odaklı dersler tasarlayabilmek için sürekli yeni yöntem ve teknikler araştırıyordum. Öğrencilerim derslerimde çok eğleniyorlar, bir sonraki ders hangi etkinlikleri yapacağımı merak ediyorlar ve koridorda beni her gördüklerinde “Bugün derste ne yapacağız öğretmenim?”diye soruyorlardı. Ben de “sürpriz” diye cevap veriyor ve öğrencilerin merakını uyandırabilen bir öğretmen olduğum için kendimle gurur duyuyordum. Ne de olsa, “dikkat çekmek” ve “öğrencileri güdülemek” bir öğrenme akışının en önemli basamağıydı. Bugünse biliyorum ki konumuzu çok iyi anlatan bir öğretmen olabiliriz, ilgi çekici etkinlikler planlayabiliriz, öğrencilerimiz derslerimizde çok eğlenebilir ama yine de bu bizim kalıcı anlamayı sağlayan bir öğretmen olduğumuzu göstermez.  Devamını Oku »

Çocuklarla Felsefe: Ferdinand’ın Öyküsü

Çocuklarla Felsefe: Ferdinand’ın Öyküsü

Ferdinand'ın Öyküsü, boğa güreşlerinde dövüşmektense çiçek koklamayı tercih eden bir boğanın hikayesini anlatmaktadır. Amerikalı yazar Munro Leaf'in 1936 yılında kaleme aldığı en bilinen eseridir. Robert Lawson tarafından resmedilen çocuk kitabı, 1938'de Walt Disney tarafından filme alınarak En İyi Kısa Animasyon dalında Oscar kazanmıştır.   The Story of Ferdinand, İspanya'da geçse de kitabın yazarı Munro Leaf Amerikalıydı. Ferdinand'ın yayınlandığı yıl İspanya’da iç savaş patlak verdi. Bu savaş üç yıl sürdü ve ülkenin askeri olarak ele geçirilmesiyle sonuçlandı. İkinci Dünya Savaşı da kitabın yayınlanmasından kısa bir süre sonra, 1939'da başladı.  Dünyanın dört bir yanında patlak veren savaşla birlikte birçok yetişkin, sessiz ve barışçıl Ferdinand'ı Pasifizmin sembolü olarak gördü. Kitap, İspanya İç Savaşı'ndan sonra 30 yılı aşkın bir süre İspanya'da yasaklandı.Nazi Almanyası'nda kitap, sayısız başka kitap ve sanat eseriyle birlikte yakıldı. Ferdinand'ın Öyküsü'nün 30.000 kopyası savaştan hemen sonra Almanya'da dağıtıldı. Devamını Oku »

Çocuklarla Felsefe: Kimin Bedeni

Çocuklarla Felsefe: Kimin Bedeni

Küçük bir çocukken Kate'e akut lösemi teşhisi konur. Ailesi, Kate'i kurtarmak için tüp bebek yoluyla başka bir çocuğa hamile kalmayı seçer. Dikkatli bir genetik mühendisliği, ikinci kızları Anna'nın kız kardeşi Kate ile mükemmel bir genetik eşleşme olmasını sağlar. Anna "bağışçı çocuk" olarak dünyaya geldiğini bilmektedir. Anna, doğduğundan beri ablasını yaşatmak için kan, kemik iliği ve kök hücre bağışlamak için hastaneye yatar. Kate'in 5 yaşında ölmesi beklenmesine rağmen 16 yaşına gelmiştir ve hala kanserle savaşmaktadır.  13 yaşına giren Anna ise  hayatını kız kardeşini kurtarmak için büyük tıbbi prosedürlerle geçirmektedir. Bu durumdan hiç şikayet etmez, çünkü kız kardeşler gerçekten birbirlerini çok sevmektedirler. Ama Kate'in böbrekleri iflas etmek üzeredir ve organ bağışına ihtiyacı vardır.  Devamını Oku »

Uyaranlardaki Felsefeyi Keşfetmek

Uyaranlardaki Felsefeyi Keşfetmek

2017 yılında Çocuklar Felsefe eğitici eğitimi programına katıldığımda P4C nedir ne değildir demeden bir felsefi soruşturmanın içinde bulmuştum kendimi. Ne olduğundan bahsedebilmek için topluluk soruşturmasının nasıl bir şey olduğunu deneyimlemenin birinci kural olduğunu anlamak ilk kırılma noktalarından biriydi benim için. İkinci kırılma noktası, eğitimin üçüncü gününde hazır bir planın kolaylaştırıcısı olmamdı. “Mio Nazik Olmak İstiyor” isimli hikaye üzerinden nezaket üzerine bir sorgulamanın kolaylaştırıcısı olmuştum. Olmuştum dememe bakmayın, bir kolaylaştırıcıdan çok tipik bir Türkçe öğretmeniydim. Kendimi öğrenme çukurunun en dibinde hissettiğim anlardan biri de buydu. Devamını Oku »

Akademik Dil Nasıl Geliştirilir?

Akademik Dil Nasıl Geliştirilir?

Öğrencilerin kelime hazineleri geliştirmek için onlara ilk tavsiye ettiğimiz şey, kitap okumak oluyor. Bununla birlikte bir öğrencinin okuduğu kitapta karşılaştığı yeni bir kelimeyi günlük hayatında kullanmasını garantileyemiyoruz. Kitap okumak, çoğunlukla pasif kelime hazinesini geliştiriyor. Kişinin sözlü ve yazılı anlatım becerilerinde bilinçli olarak kullandığı kelimeler ise aktif kelime hazinesini oluşturuyor. Bizim amacımız ise mümkün olduğunca çok kelimeyi, pasif kelime hazinesinden aktif kelime hazinesine taşıyabilmek; böylece öğrencilerin kelime dağarcıklarını zenginleştirmek.  Devamını Oku »

Görsel Okuma ve Sanat Yoluyla Yazma

Görsel Okuma ve Sanat Yoluyla Yazma

Görsel okuma ve sanat yoluyla yazma yöntemini uzun yıllar Türkçe derslerinde etkili bir şekilde kullandım. Görsel bazen bir fotoğraf, bazen bir sanat eseri ya da Denise Cassano'nun eserinde olduğu gibi bir illüstrasyon olabilir. Hangisini seçerseniz seçin, sanata bakış, öğrencilerinin yazmak için tüm bahanelerini neredeyse sıfıra indiren sihirli bir dokunuş. 45 dakikalık bir gözlem ve yorum seansından sonra  öğrencilerin hiç şikayet etmeden hemen kağıda kaleme sarılması son derece mutluluk verici. Yazılarında kullandıkları ayrıntıların çeşitliliğinden bahsetmiyorum bile.  Devamını Oku »

İyi Okuyucular Ne Yapar?

İyi Okuyucular Ne Yapar?

İyi bir okuyucuysanız farkına varmadan birçok farklı strateji kullanırsınız; ama okumaya yeni başlayan ya da zorlanan öğrencilerin okumakta ustalaşmaları için kitap okuma eyleminden bağımsız olarak bu stratejilerin yetişkinler tarafından modellenmesi ve kasıtlı olarak öğretilmesi gerekir. Bu yazıda okuduğunu anlamanın 7 önemli stratejisini Katherine Applegate’in 2013 Newbery ödüllü kitabı “Ben Yalnız Ivan” üzerinden örneklemeye çalışacağım. Her ne kadar bu stratejileri liste halinde verecek olsam da stratejilerin kendi aralarında bir hiyerarşisi olmadığını okurken bu stratejileri zihnimizde bütünleştirdiğimizi ve pek çoğunu aynı anda kullandığımızı fark edeceksiniz. Devamını Oku »

Çocuklarla Felsefe: Bir Şapka Bulduk

Çocuklarla Felsefe: Bir Şapka Bulduk

Dünyada ve Türkiye’de felsefi sorgulamaya giderek artan bir ilgi var. “Çocuklarla Felsefe” pedagojisi kimi zaman kulüp çalışmalarıyla kimi zaman da haftada bir ders saati olmak üzere okulların ders programlarında yavaş yavaş yerini almaya başladı. İyi haber şu ki bu alanda eğitim alan öğretmen sayısı da her geçen gün artıyor. Eğitim sisteminden beklediğimiz eleştirel düşünme ve yaratıcılığı teşvik etmek için felsefenin muazzam potansiyelini gören eğitimciler, Çocuklarla Felsefe Eğitimleriyle kendi uzmanlık alanlarını da dolaylı olarak dönüştürmelerini sağlayan yepyeni bir pencere açıyorlar önlerinde. Devamını Oku »

Sınıfta Hareket Etmek Öğrenmeyi Nasıl Destekler?

Sınıfta Hareket Etmek Öğrenmeyi Nasıl Destekler?

Gün geçmiyor ki öğrenme ile hareket arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiren ve doğrulayan bir araştırma yayınlanmasın. Bizse sınıfta hareket etmeyi bir yana bırakın, haftada iki saatçik beden eğitimi dersini alıp deneme sınavı koymayı marifet saydığımızdan, IQ’ya ve akademizme olan aşırı hayranlığımızdan duyuşsal ve psikomotor kazanımları hep ihmal ediyoruz. Fiziksel aktivitenin kanımızdaki oksijen miktarını artırdığını ve bu oksijenin de “öğrenmenin” gerçekleşebilmesi için beynimizin en temel ihtiyaçlarımızdan biri olduğunu unutuyoruz. Devamını Oku »

Scroll To Top